22 Ocak 2010 Cuma

idari dava dilekçe örneği

İZMİR İDARE MAHKEMESİ

SAYIN BAŞKANLIĞI'NA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR.
DAVACI : K. MUTLU
VEKİLİ : Av. Hasan ŞAHAN

DAVALI : Emniyet Genel Müdürlüğü

Merkez Disiplin Kurulu Aliağa/İZMİR


KONU :02/05/2006 tarihli, 2006/168 karar no.lu Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu işleminin iptaline yönelik beyanlarımızın sunulmasıdır.
Davacı K. MUTLU; İzmir İli Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde çalışırken, gerek hakkında yürütülmekte olan yargılama ve gerekse haksız soruşturma neticesinde; “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işledikleri sübuta erdiğinden eylemlerine uyan E.Ö.D.T.’ nün 7/B-1 maddesi gereğince 16 AY UZUN SÜRELİ DURDURMA cezası ile tecziyelerine, işledikleri suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özelliği dikkate alındığında, ayrıca Komiser Yardımcısı K. MUTLU’ nun 2003-2004 yılı sicillerinin “orta” olması nedeniyle aynı tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 02.05.2006 tarihinde Kurulumuzca oybirliği ile karar verildi” denilmiştir. Müvekkil hakkında ilgili cezanın verilmesinde yasal ve maddi unsurlar gerçekleşmediğinden, bu cezanın hukuka uyarlılığı dahi söz konusu değildir. Dolayısıyla ceza işleminin sebep ve amaç unsurlarında hukuka aykırılık olduğu barizdir ve bu işlemin iptali gerekir. Şöyle ki;



Davacı K. MUTLU, Karakol Amiri olarak, zanlı B. DÜZGÜN isimli şahsın karakola gelişinden adliyeye gidip tutuklanıncaya kadar bütün işlemlerinden haberi vardır. Ancak evrakları diğer memurlar hazırlamış olup, müvekkil de amir olarak imzalamıştır. Olayın vuku bulduğu 22.03.2005 tarihinde saat 17:00 sıralarında bir hırsızlık vakası nedeniyle sanığın yakalandığı karakol amiri müvekkil K. MUTLU’ ya bildirilmiştir. Şahıs karakola getirildiğinde agresif hareketlerde bulunmuş, kendisine ve çevresine zarar verici davranışlar sergilemiştir. Bu gelişmeler Cumhuriyet Savcısına bildirildiğinde, savcı olayın mağdurunun şikayetçi olup olmadığının tespitini istemiştir. Mağdur o gün tereddüt göstermesi üzerine, savcı da; “bir gün sonra sanığı adliyeye getirirsiniz” şeklinde cevap vermiştir. Ertesi gün müvekkil karakola geldiğinde; Polis Memuru M. YAPICI; “nezaretteki şahsın 240 milyon değerindeki gözlüğü ile 200 milyon lirasının alındığını iddia etmektedir” demiştir. Şahıs Mehmet TALİ olarak yakalanmış, karakola geldiğinde dahi bu sahte ismi kullanmaya devam etmiştir. Şahsın kimliği müvekkile 23.03.2005 günü 13:40 sıralarında ulaşmıştır. Sanık adliyeye gidince, müvekkil sanığın kimliğinden şüphe etmiş ve GBT den soruşturmuştur. buradan sanığın 4 ayrı suçtan arandığını öğrenmiştir. Adliye dönüşünde sahte kimlik gösterme ve kimliğini gizleme suçlarından sanık B. DÜZGÜN isimli şahsa işlem yapılacakken Mahkemece tutanak istenmiş ve bu işlemler yapılamamıştır.
Eğer bu Emniyet Müdürlüğü’nde bugüne kadar yapılmış olan bütün işlemlerde belirtildiği gibi bir aksama, görevin tam ve zamanında yapılmaması şartının bulunduğu iddia ediliyorsa "SEBEP" olgusu gerçekleşecekse bu doğru sayılabilir. Buna rağmen yukarıda bahsettiğimiz gerekçelerle 16 AY UZUN SÜRELİ DURDURMA cezası verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yine bu işlem, açıkça yasaya aykırı olması göze alınarak bir grup ve /veya kişi lehine ve diğer vatandaşlar aleyhine zarar doğmasına neden olacak şekilde bir işlem tesis edilmesi anlamına gelir ki, bu da hiçbir hukuk düzeninde tasvip edilmeyen bir durumdur. Burada yapılmış olan işlemlerde artık amaç açısından aykırılık olup- olmadığını bile tartışmaya gerek kalmaz.

Aşağıda da açıklanacağı üzere, dava konusu işlemlerin sebebinde "gerçek olma", amacında ise "kamu yararı" bulunmadığından; yapılmış olan hak sahipliği çalışması , (haklı kılacak özel bir statü ve durum olmadan) açıkça ayrık tutarak yapılmış olan bütün işlemler, yasaya aykırı bulunmaktadır.


SEBEP AÇISINDAN HUKUKA AYKIRILIK :
Yapılmış olan işlemlerin sebebi "memurun hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak " dır. İdari işlemlerin tesis nedeni her şeyden önce "gerçek olmalıdır" bu bundan başka bu işlemin tesisi "zorunluluk" arz etmelidir. Karakola getirilen zanlı yakalanırken ve karakolda sahte isim vermiş ve buna dayanarak işlemler tesis ettirmiştir. Gerçekten zanlıyı yakalayan grupta müvekkil K. MUTLU olmadığı halde ve bu grubun tutanağında sahte isim kullanıldığı halde neden halen müvekkil ilgili yanlışlıktan sorumlu tutulmaktadır?(Tutanak Disiplin Kurulunda mevcuttur.) Hal böyleyken cezanın kusursuz müvekkil K. MUTLU’ ya verilmesinde "hangi zorunluluktan" bahsedilebilir ? Dolayısıyla yapılmış olan idari işlemlerin sebebi yoktur. Gösterilen sebepler ise gerçeklikten ve zorunlu olmadan uzaktır.

KONU AÇISINDAN HUKUKA AYKIRILIK

İdari işlemin konusu ile sebebi arasında uygun sebep sonuç ilişkisinin bulunması, bir başka ifade ile sebeple konu arasında ölçülülük olması gerekir. Konu (ilgili cezanın verilmesi), sebebin objektif hukuki sonucu olmalı, sebep idari işlemi yapmayı zorunlu kılmalıdır. Burada ise sebep, yasaya aykırı olarak verilmiş bulunan kimliğini gizleme söz konusu olduğunda idari işlemi yapmayı zorunlu kılmaktadır. Burada idari işlemlerin konusu kişi ve kurumlara göre özel ve farklı haller alabilmektedir. O zaman burada idarece tesis edilen işlemlerin konusunda "ölçülülükten" ve "objektiflikten" söz edilmesi mümkün olamamaktadır.



AMAÇ AÇISINDAN HUKUKA AYKIRILIK

Yukarıda da belirtildiği gibi, burada amaç açısından hukuka aykırılık o kadar açıktır ki, tartışma konusu bile yapmaya gerek yoktur. Eğer bir kimlik gizleme suçuna binaen (SEBEP) memurun uzun süreli DURDURMA cezası alması (KONU) doğru ise ; bu diğer memurlar için de aynen geçerli olan bir idari ve düzenleyici işlemi zorunlu kılar. Beraberinde;

( Konu Unsuru, Gerçeklik, Zorunluluk, Eşitlik) ilkeleri zedelenmiştir.

"Buradaki idari işlemler zanlının kimlik gizlemesi gibi olağan bir durumdan yararlanılarak, bir kişi adına tesis edilen ceza bu açık bir şekilde HUKUKU HİÇE SAYMAK anlamına gelmektedir."

Bu bölümde yukarıda sayılmış olan hukuka aykırılıklar, dava konusu edilen işlemlerin başlıkları altında toplanarak, idarece bugüne kadar yapılmış olan işlemler, açıklamalar ve uygulamalar ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. İdari işlem ve açıklamaların unsurları, gerçeklik açısından ve hukuka uygunluk açısından tartışma konusu yapılmış ve hukuka aykırılıklar kanıtları ile birlikte açık bir şekilde gözler önüne serilmiştir.

Sonuç Olarak; Yukarıda da açıklanmış ve belirtilmiş olan tüm bu sorular cevaplanmadan, çelişki ve belirsizlikler giderilmeden, daha da önemlisi yasal ve şekle ilişkin unsurlar tamamlanmadan, yangından mal kaçırır gibi,insanların UZUN SÜRELİ DURDURMA CEZASIYLA cezalandırılmaları hukukun temel ilkelerine, İrade Özgürlüğü'ne ve yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine açık bir şekilde aykırıdır. Hukukumuzda hiçbir kişi ve kurum sonuçları ve hükümleri hakkında hiçbir şey bilmediği bir olgu için dönemeyeceği bir taahhütte bulunmaya zorlanamaz ve bu taahhütte bulunmaması hak kaybına neden olarak gösterilemez. Buradaki dava konusu bizzat hak sahipliği çalışmasının zaman, şekil ve amaç açısından hukuka aykırı olması, daha da ötesinde hukukun Temel İlkelerine açıkça aykırılık teşkil etmesidir. Tüm bu hukuka aykırılıklar ve belirsizlikler içerisinde ve hakkında yapılan yargılama yer alması gereken unsurlar da mevcut olmadığından hakkında hiçbir şey bilmediği bir cezaya karşı şikayette bulunması beklenemeyeceğinden müvekkilimizin başvurması zaten beklenemezdi

Tüm bu gelişmeler yapılmış olan bu idari işlemlerin amacını açıkça ortaya koymaktadır. Yapılmış olan bu idari işlemlerin hukuki nitelendirmesi açıkça: objektif hukukun önceden belirli bir sebebe bağladığı hukuki sonuç ve amaçtan farklı ve başka bir sonuç elde etmeye yönelmektir. İşte bu nedenle açıkça hukuka aykırılık unsurunun varlığı, tartışmasızdır. Müvekkile uzun süreli durdurma cezası verilerek telafisi mümkün olmayan bir duruma sokulmaktadır.Yapılmış olan işlemlerin objektif olmadığı kesin olarak ortaya çıkmıştır.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİMİZ
Sayın Mahkemece, önceden bilinmeyen gelişme uyarınca ortaya çıkmış olan hukuka aykırılık ilgili ceza kararı uyarınca yapılacak olan işlemlerin telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacak olduğu göz önüne alınarak, yürütmenin durdurulması kararının verilmesini talep etmekteyiz.



İSTEM SONUCU :
Öncelikle, 20.06.2006’da tebliğ olunan idarenin işlemine karşı, yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebimiz ile bilirkişi incelemesi ve keşif taleplerimizin kabulüne;

Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz tüm sebep ve açıklamalar uyarınca;

1-Aliağa Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 02/05/2006 tarihli Disiplin Kurulu
Kararının ve bu işleme dayanarak verilen cezalandırma işleminin iptaline karar verilmesini,


2-Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. 14/08/2006

DAVACI VEKİLİ

Avukat HASAN ŞAHAN
 

türkiye barolar birliği avukat arama, İzmir, AVUKATLIK, avukatlık,avukatlık bürosu, AVUKATLIK BÜROSU, İZMİRDE AVUKAT, izmirde avukatlık, avukat izmir izmirdeki avukat ve AVUKAT İZMİR Türkiyede avukat, Türkiye avukatlık, İZMİR BAROSU, İZMİRDE AVUKAT, izmirde avukatlık, Türkiye avukat, izmir barosu Türkiyede avukatlık, avukat, AVUKATLIK HİZMETİ, Avukatlık Hizmeti türkiye türk TÜRKİYE TÜRK AVUKAT hukuk, hukukçu, adalet, ceza, savunma, iddia, eşitlik, boşanma, boşanma avukatı, kira tespit talebi, avukatı, avukata, avukatta, karşıyaka izmir, avukattan, karşıyaka izmir avukat, AVUKATI, AVUKATA, AVUKATTA, AVUKATTAN, İZMİR, avukatda, avukatdan, profesyonel avukatlık hizmeti, vekalet, noter, baro,bergama, resmi gazete online web site, borç, senet, adi senet, izmir kambiyo senedi senet, BOŞANMA, hak, HUKUKÇU, İDDİA, EŞİTLİK, AVUKATLIK BÜROSU AVUKAT Hasan Şahan, avukat Türkiye, Türkiyede avukat,Türkiyede hukukçu, avukat türkiyede izmirde, tahliye türkiyede avukat, avukattürkiyede, izmirli avukat türkiyede avukat bürosu, konak izmir, izmirde avukat, İzmirde avukat, Türkiyede avukat, İzmirde avukat, avukat Türkiye, avukat izmir, GBT sorgulama, GBT, sorgu,sorgulama, sabıka kaydı, avukat, izmir, İZMİR BAROSU, AVUKATLIK BÜROSU,İZMİR, TÜRKİYE, İZMİR BAROSU AVUKATLARI,İzmir, Türkiye, AVUKATLIK, izmirli avukatlar avukatlık bürosu, hukukçu, Türkiyede, TÜRKİYEDE AVUKAT, İZMİRDE AVUKAT,,